|
Giresun
Üniversitesinde Rektör seçimi için ön çalışmalar yapılmış ve 6 kişi
belirlenmiştir. Yüksek Öğretim Kurulu bu adaylar içinden 3 kişi
seçecek ve Cumhurbaşkanlığı Makamına gönderecektir. Kanaatim odur ki
kim daha iyi solcu ve CHP’ye yakın, Hükümet ile daha iyi ters
düşebilir bunlar araştırılacak, bunları iyice araştırmak üzere
mülakatlar yapacak işlerine yarayan kim ise muhtemelen o
belirlenecektir. Bu haliyle YÖK Kurumu Türkiye’nin kalkınmasında
ayak bağı haline gelmiştir. YÖK ilerlemenin önündeki en büyük engeli
teşkil eden bir kurum haline dönüşmüş bulunmaktadır. Tamamen sol
zihniyetlerin elinde olan kurum CHP’nin arka bahçesi durumuna
getirilmiştir. Rektör olabilmek için kesinlikle YÖK kurumundan solcu
olup onay alabilirsiniz gibi bir düşünce Türkiye’de oluşmuştur.
CHP’li olmanız tercih sebebi olabilir ve hele bu partiden aday
olmuşsanız birinci tercih nedeni sayılabilir. Son zamanlarda atanan
Rektörlerin hemen hemen tamamı CHP tabanından gelmektedir. Hatta
bunların içinde Milletvekili adayı olmuş kişilerde mevcuttur.
Cumhurbaşkanlığı makamı yıpratılmaktadır. Bu yanlış ve hatalı bir
durumdur. Kurumların yıpratılmasına sebep olunmaktadır. Bunu ben
söylemiyorum sağduyulu herkesin bunu böyle düşündüklerini ve
anlattıklarını biliyor ve görüyorum. CHP’nin tezgâhından geçmeyen
kişilerin bürokraside yani Devletin kurumlarında atamaları dahi
yapılmamaktadır. Cumhurbaşkanlığı makamının son zamanlarda
boşalması tartışılmaktadır. Rahmetli Özal’dan sonra sağı temsil
edecek, sağduyulu, memleketini seven, kalkınma, gelişmeye ayak bağı
olmayacak, ufuk ve vizyon sahibi bir kişinin bu kurumun başına
geleceğinin anlaşılmış olması sol kesimi ve Cumhuriyet Halk
Partisini endişelendirmiş bulunmaktadır. Dikkat ederseniz Demirel’in
Cumhurbaşkanlığından bahsetmiyorum. Onun bu ülkenin 40 yılını
yediğini sadece kendi siyasi menfaati uğruna ülkeyi
kalkındırmadığını ve ufkunun olmadığını düşünüyorum. 28 Şubat
denilen olayın onun ürünü olduğunu, onun özel olarak atamasını
yaptığı kişilerin bütün bunları organize ettiklerini düşünüyorum.
Şimdi gelelim Üniversite olayına 15 Üniversite YÖK Kurumunun
olumsuz görüşüne, Cumhurbaşkanı ve CHP’nin tüm direnmelerine rağmen
Ak Parti hükümeti tarafından kurulmuştur. Onlara teşekkür etmemiz
gerekirken karalama yapılması, yerilmeye çalışılmış olması kabul
edilemez. Üniversitelerin gelişmemiş olmasını bu hükümetin tutumuna
bağlamak hatalıdır. Üniversiteyi kuran bu Hükümetin Rektör atama
yetkisi bulunmamaktadır. Maalesef Türkiye’de düzen bu şekilde
kurulmuştur. İktidar olabilirsiniz ancak muktedir olamazsınız.
Başarısız olmanız için tüm gerekenler yapılmaktadır. Millete hesabı
buna rağmen bu iktidar verecektir. İki defa Rektör atamasını
yapabilmek için kanun çıkarılmıştır. Malum zihniyetler tarafından
Anayasa Mahkemesine götürülerek iptal ettirilmiştir. Solcu
zihniyetlerin Rektör yapılmasının yolunun açıldığı düşünülmektedir.
Şimdi ise kendilerinin istediği solcu ve ülkeye ayak bağı olabilecek
kişilerden acele ile Rektör seçebilmek için YÖK’de çalışmalar
yapılmaktadır. Giresun Üniversitesinde Rektör seçebilmek için
kadrolu Profesörler bulunmamaktadır. Buna rağmen Rektör seçimi için
prosedür işletilmektedir. Zira aceleleri vardır. Karadeniz Teknik
Üniversitesinin arka bahçesi haline getirilen ve 20 ila 25 yıldır
geliştirilmeyen bu kurumun başına Trabzon kökenli elemanlar
görevlendirilmişlerdir. Bunların Rektör olması için gereken
girişimler yapılmış ve yapılmaktadır. Nitekim seçimler yapılmış
baskı kurulmak suretiyle Eğitim Fakültesi Dekanı olan Mehmet Tüfekçi
birinci sırada oylamadan çıkarılmıştır. Bunun yapılması için
Karadeniz Teknik Üniversitesinin Rektörü dahil bir çok baskı
unsurları kullanılmış ve ayrıca Trabzon kökenli Öğretim Üyeleri
Üniversitede görevlendirilmiştir. Bu ekibin seçtiği kişinin Rektör
seçilmesi halinde Giresun Üniversitesinin gelişmesi bana göre mümkün
değildir. Buna rağmen bizlerin yapabileceği bir şeyde yoktur.
Atamayı yapanlar bellidir. Ben seçilecek kişinin solcu olacağını
tahmin ediyorum. Solcu olan bir Rektör atandığında da başarılı
olması mümkün değildir. Mevcut iktidar ile ters bir tutum
oluşturulması yeni kurulan Giresun Üniversitesinin aleyhinde
olacaktır. Geçen yıl yaşadığım bir olayı anlatmakta fayda vardır.
Giresun Tibor tesislerinde Üniversite kurulduğu sıralarda Esnaf
Derneği başkanlığı ve Sivil Toplum örgütleri tarafından düzenlenen
bir toplantıya davetli olarak katılmıştım. Eğitim Fakültesi Dekanı
olan Prof. Dr. Mehmet Tüfekçi Bey’i burada dinledim. Giresun İlinde
kurulan bu Üniversitede hiç Profesör bulunmadığını, Üniversite
kurullarını oluşturmak için 7 adet Profesöre ihtiyaç olduğunu,
Üniversite bünyesinde Tıp Fakültesi bulunmadığından Döner Sermaye
olmadığı için Profesörlerin gelmeyeceğini dolayısıyla bu
Üniversitenin gereksiz olduğunu anlatmaya çalışmıştı. Bu
söylediklerim Ali Kara tarafından çektirilen video kayıtlarında
aynen mevcuttur. Bu konuşmalar üzerine söz istedim ve kendisinin bu
konuşmalarını kabul etmediğimi, bu Üniversitede Profesör ve
Doçent’ler yoksa bunun sorumlusunun kendileri olduğunu, Karadeniz
Teknik Üniversitesinin arka bahçesi olarak görüldüğümüz için Öğretim
Üyesi temini için ilanı vermeyenlerin kendilerinin olduğunu,
dolayısıyla bu Üniversitenin bilerek geliştirilmediğini anlatmam
üzerine bana bu arkadaşımız cevap bile verememişti. Sözümün
kesilmeye çalışılması üzerine bazı Giresun’lu kardeşlerimizin
konuşmamın kesilmemesini beni dinlemek istediklerini söylemeleri
üzerine konuşmama devam edebilmiştim. Konuşmam sırasında şu anda
Rektör Yardımcısı konumunda bulunan hocanın kaç yıldır burada görev
yaptığını sormuştum. Bu görev süresi içinde Öğretim Üyesi almak için
eğer ilan verip bulamadığına dair bir doküman verebilirse bu toplum
önünde kendilerinden özür dileyeceğimi söylemiştim. Halen bana bir
belge verilemediği gibi eleman alımı konusunda hiçbir ilanda
verilmemiştir. Türkiye genelinde Profesör’ü bulunmayan Üniversite
olarak nam salmış bulunmaktayız. Tüm bunlar Karadeniz Teknik
Üniversitesi ve Trabzon kökenli kadrosu Giresun Üniversitesinde
olmayan kişilerin eseridir. Birde bu kişiler halen kadrosunu bu
Üniversiteye almadan Rektör olmaya çalışmaktadırlar. İşte ben bunu
kabullenemiyorum. Bu bakımdan bu kişilerin Rektör olması halinde
bizim Üniversitemizin gelişemeyeceğini düşünüyorum. İşte ben bunu
kabullenemiyorum. YÖK tarafından Ak Parti Hükümeti ile çatışma
yaratabilmek ve onu kötülemek için gerekenlerin yapılacağı tahmin
edilmektedir. Bu haksızlığa dur diyebilecek birisi de yoktur.
Milletine muhalif ve kalkınmaya ayak bağı kişiler atamayı yapanlarca
daha önemlidir. Neden 80 senedir kalkınmadığımızı ve geri
kaldığımızı bu çalışmalardan değerlendirmemiz mümkündür diye
düşünüyorum. Bu yazılarımdan dolayı bana kızan ve darılanlar
olabilir ancak ben Kocaeli Üniversitesinin kuruluş yıllarında bu
konu ile ilgilenmiş birisi olarak görüş ve düşüncelerimi yazıyorum.
Memleketimin kalkınmasını ve gelişmesini istiyorum. Kaygılarım
vardır. Devletin kurumlarını birbiri ile çatıştıran Cumhurbaşkanlığı
Makamı artık düşünmek istemiyorum. Bir dişli kutusunun dişli
çarkları gibi uyum içinde çalışan, birbiri ile çatışmayan kurumların
özlemi içindeyiz. Ayrıca şunu belirtmemde fayda var. Yapılan
anketler hep boşunadır. Mevcut liderler içinde siz olsanız kimi
Cumhurbaşkanı seçersiniz. Ben Recep Tayyip ERDOĞAN Bey’in
Cumhurbaşkanı olacağını 2 yıldır söyleyerek geliyorum. Yakında
yanılıp yanılmadığımı da göreceğiz. Sonuç olarak şunu
unutmamanızı istiyorum. Milletin iktidar etmediği zihniyeti Devletin
bazı güçleri ile iktidarmış gibi göstermeye çalışanlar şunu iyi
bilsinler ki bunlarda bir gün düzelecek bu YÖK gidecek halkına elini
uzatan kurumlar gelecektir. Bunun yakın ve yakındanda yakın olduğunu
düşünüyorum. Milletimiz sağduyulu olduğu müddetçe bunlar ebediyen
iktidar yüzü göremezler hep yerlerde sürünürler. Milletime sevgi
ve saygılarımı sunuyorum.
H. İbrahim ŞENGÜN Makine Y.
Mühendisi Giresun’lu ve Giresun’luların evladı
Bu Yazı
Toplam 121 Defa Okunmuştur |