|
BAŞBAKAN GEÇERKEN
GÖRMEDİKLERİMİZ
Çevremizde bulunan İllere bakıldığında Giresun İlimizin yeterince
gelişmediğini görebilmemiz için kahin olmaya gerek yoktur.Bu durum
bizim kaderimiz değildir. Şimdi bu yazımızı okuyan bazı siyasiler ve
onların yandaşlarının bu ne demek istiyor, şuna birkaç yorum
yazalım, hatta kendini lanse etmek istiyor, Ak Partiden aday olacak
onun için bu yazıları yazıyor diyeceklerini de biliyorum. Ancak ben
bir partiden aday olacağım diye kararım yoktur. Giresun da çok ciddi
yatırımlarım vardır. Memleketimin gerçekleri için
yazıyorum. Daha dün Karadeniz sahil yolunun
açılışını yapmak üzere gelen, bir rüyayı Devletin kaynaklarından
yeterince para vermek suretiyle gerçekleştiren Başbakan Recep Tayyip
ERDOĞAN Ordu İlinde birçok tesislerin bitenlerinin açılışlarını
yaparken; Giresun İlimizde yapılan ciddi bir yatırım bulunmadığı
için olsa gerek hiçbir tesisin açılışında bulunmamıştır. Sadece yol
kenarında sevgi gösterilerinde bulunan, yolu kesen kardeşlerimizi
selamlamak suretiyle Trabzon, Rize ve Artvin İllerinde yapılmış
bulunan tesisleri hizmete açmak üzere Karadeniz sahil yolundan geçip
gitmek durumunda kalmıştır. Elbette bu memleketin bir evladı olarak
bende üzüntü duyuyorum. Ak Parti iktidarı güçlü bir iktidar olup bu
iktidarın yaptığı yatırımlardan yeterince payımızı alamadığımızı
düşünüyorum. Geçmişte bu konuda bir yazı yazmıştım. Kocaeli İlinde
bir defada Başbakan’ın açılışını yaptığı yaklaşık 125 civarında
tesisin açılışında bizzat bulunmuş, imrenerek ve kıskanarak o
yöredeki Siyasilerin çalışmalarını izlemiş neden bizimde bunları
yaptırmadığımızı düşünüp geri kalmışlığımızın sebeplerini
gazetelerimizde yazmaya çalışmıştım. Bana kızan Siyasilerin olduğunu
da biliyorum Bunları neden yazıyorsun, bizi ve partimizi zor durumda
bırakıyorsun diyenler olmuştu. Ak Partinin üst yönetiminin ne
kabahati var. Başbakandan istemesini bilemediğimizi, projeler
üretemediğimizi, yıllık yatırım programlarından yeterince payımızı
alamadığımızı gayet iyi bilenlerden biriyim. Günü kurtarmak için
çalışanların memleketimize bir şey vermeleri mümkün değildir.
Sahilden geçen yol bizim siyasilerimizin eseri değildir. Bu yatırım
diğer İllerin sayesinde mecburen yapılmış bulunan Allah’ın bir
lütfudur. Başbakan her gün bir başka İlde yapılıp bitirilmiş
yatırımların toplu açılışını yaparken bizde sadece geçmişte Valilik
binasının açılışını yaptığını bunun dışında önemli bir yatırımın
açılışının yapılmadığını hepimiz biliyoruz. Yoksa İlimiz ileri
seviyede kalkınmış bir İl olarak bulunuyor da bizim mi haberimiz
yok? Aklımızı başımıza almamız gerekiyor.
Eynesil-Görele üzerinden Sis dağına bağlanan yol genişletilip asfalt
olarak yapılmadan, yıllardır yapımı yılan hikayesine dönen sadece
yılda 400.000.-YTL. civarında ödenek ayrılan ve göstermelik bir
dozerin zaman zaman çalıştığı Görele-Çanakçı yolu yapılmadan,
Yağlıdere-Alucra yolu Vilayet Özel İdare bütçesi kapsamından
çıkarılıp Karayolları kapsamına aldırılıp yapılabilecek olduğu halde
köylerin ihtiyacı olana paraların bu yola harcanması durdurulmadan,
Dereli-Şebinkarahisar hattındaki Eğribel tüneli yatırım programına
aldırılıp, ihalesi yapılıp bitirilmeden, Batlama deresi içinden
geçen yol ile Bulancak-Aydındere yolu asfalt olarak yapılıp Bektaş
yaylasına bağlanmadan birde bütün bu yollar yapılırken Trabzon
İlinde olduğu gibi Elektrifikasyon yatırımlarının tamamı
tamamlanmadan, Tüm köylerin içme suyu, elektrik işleri ve yoları
asfalt olarak tamamlanmadan kalkındığımızı ve geliştiğimizi söylemek
mümkün değildir. Bazı ilerlemeler vardır ancak yeterli değildir.
Organize Sanayi Bölgesinin alt yapı yatırımı tamamlanıp bunun
yanında Trabzon ve Ordu İlinde olduğu gibi yeni Organize Sanayi
Bölgeleri oluşturulup yatırımların Teşviki ve Yönlendirilmesi Kanunu
kapsamında bölgemize yatırımcılar getirmeden kalkındığımızı söylemek
yanlıştır. Yatırımcıya yer vermeden kalkınma olmaz. İl ve İlçe
merkezlerimiz yeterince gelişmiş değildir. Adeta bir köyü
andırmaktadır. Birtakım şeyler yapıldığı söylenirken acaba ben mi
bunu göremiyorum diye düşünüyorum. Yeterince yolumuz yoktur. Varsa
da geniş değildir. Bağlantı yolları yeterli değildir ve yoktur.
Trabzon merkezdeki tanjant yolunu görmemiz gerekmez mi? Sular
yeterli değil ayrıca yeterince arıtılmadığından kireçli olup sağlık
yönünden zararlı olduğu bilinmektedir. Elektrikler sık sık
kesilmekte sokak hatları ve aydınlatmaları yer altına alınmamış
modern şehirleşmeden uzak bir yapı mevcuttur. Sahil yolunda karşıya
geçebilmek ve deniz kenarına ulaşabilmek yolcu indirme ve bindirme
yapabilmek için Trabzon ilinde yapıldığı gibi alt geçitler
yaptırılmamış milletimizin sahil bandına nasıl geçebileceği
düşünülmemiştir. Bunlar bir eksikliktir. Yeniden yapılanmaların
tartışılması buna göre planların yapılması gerekmektedir. Bunu
yapabilmek için eğitilmiş, geleceği iyi planlayabilen 20-50 yıllık
perspektifleri görebilecek kişilere ihtiyaç vardır. Bu tip kişiler
bizde vardır ancak görüşlerine niçin başvurulmaz yardım neden
istenmez anlayabilmek mümkün değildir.
Yatırımlar yapmadan gelişme sağlanması nerede görülmüştür. Ahkam
kestiğimi söyleyenlere sadece şunu hatırlatmak isterim. Ben bu
ülkeyi iyi tanıyorum, yıllardır ülkeme üst seviyelerde hizmet etmeye
çalışıyorum. Türk Sanayi sektörünün içindeyim. Herkes ile her
ortamda Giresun İlimizi ve gelişmeleri tartışmaya hazırım. Bütün bu
gelişmeler günü kurtarmak için çalışanlar ile olmaz. Birbirilerini
yemek için uğraşan, birbirilerine selam vermekten kaçan kişi ve
siyasi kurumlarla olmaz. Giresun İlinden atanması gereken
idarecilerin yerine başka İllerden İdareci atayarak olmaz.
Milletimize ve onların evlatlarına sahip çıkmakla olur. Başkalarını
karalamak suretiyle değil, başkaları ile hizmette yarışarak onlara
saygı göstermek suretiyle olur. Giresun’da
Eğitimli ve kültür seviyesi yüksek olduğu söylenen Siyasette görevli
veya Devletin Üniversitesinde hocalık yapan ancak Cumhurbaşkanlığı
seçimleri ile ilgili olarak Demokrasinin rafa kaldırılmasını isteyen
bunun için ihtilali savunan kişilerle elbette bir yere varabilmek
mümkün değildir. Başbakan isterse elbette Cumhurbaşkanı olması
anasının ak sütü gibi hakkıdır. Meclisin iradesine ipotek
koyamazsınız. Beni ve benim gibileri yok saymaya hakkınız yok. 12
Eylül Anayasasına hayır diyen kişilerden biriyim ben. Hem de açık oy
attım. Polis ve Askerler beni takip bile etmişti oy attığım gün.
Devlette görevli idim. Kimsenin Anayasa hükümlerini değiştirme hakkı
ve yetkisi yoktur. Bu tip yazılar yazan ve beyanat veren Siyasileri
ve Eğitimcileri kınıyorum. Bunların beyanlarını ve yazılarını
gördüğüm için değinmek zorunda kaldım. Siyasete müdahale Türkiye’yi
hep geri götürmüştür. Herkes kendi görevini bilmelidir. 28 Şubat
özlemcilerinin 2002 yılına kadar ülkeyi nasıl hortumladıklarını ve
soydurduklarını ne çabuk unuttuk. Kalkınmayı engellemek, kendi
kendimize ayak bağı olmak, ihtilalcilerle işbirliği yapmak bize
yakışmıyor. Avrupa Birliğine girmek için uğraş veren, başarılı olan
ve memleketi uçurumun kenarından çekip çıkaran, yatırımlar yapan
bunun için uğraşanları karalamak bize yakışmıyor. Türk Ordusuna
saygımız, sevgimiz ve bağlılığımız var ancak ihtilalcilerle ve
onların yandaşları ile işbirliğimiz olmaz. Ben şahsen ihtilal
özentisi olanlara ve yardakçılarına karşıyım.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
SAYGILARIMLA, H.İbrahim
ŞENGÜN Makine Y.Mühendisi
Sanayici
ve İş Adamı
Bu yazı
defa okunmuştur.
|