|
Yıllardır
muhtelif gazete ve dergilerde değişik konularda makale, teknik
konularda bilgi veren ve Türkiye’mizin gelişmesine kalkınmasına dair
görüşlerimi içeren yazılar yazdım. Bu gün yazdığım yazımı biraz
farklı bir şekilde yazıyorum. Zira Rahmetli Turgut ÖZAL’dan sonra
tekrar kendimi ülkemin birinci sınıf vatandaşı olarak görüyorum.
İçim buruk değil gönlüm ferah!... Bazıları yazımı okuyunca bana
darılabilir, kırılabilir hatta beni ciddi ciddi eleştirebilir. Ben
bütün bunların olabileceğini düşünerek yazıyorum. Otuzbir yıla
yaklaşan Mühendislik hayatımda Devletin muhtelif kurumlarında ve
Özel sektörde önemli görevlerde bulundum. Eleştirilerden çekinmedim
aksine ders alarak yoluma devam ettim. Sadece hakarete izin
vermedim. Ülkemin kalkınmasına hizmet etmek üzere yüzlerce sanayi
projeleri hazırladım, bu projelere imza attım, halen bu tip
çalışmalarıma devam ediyorum. Şu anda İlimiz Giresun’a yaklaşık
45.000.000.-YTL.yatırım yapabilmek için uğraşıyorum. Memleketimin
kötü kaderini değiştirmenin mücadelesi içindeyim. Kişisel olarak bir
şeye kesinlikle ihtiyacım bulunmamaktadır. Fakir, garip ve işsiz
olan kardeşlerimize bir şeyler verebilirsek mutlu ve memnun olurum
diye düşünüyorum. Yazımı aslında değerli Cumhurbaşkanımız
Abdullah GÜL Bey’in seçilmesinden dolayı yazıyorum. Abdullah Bey
Soyadında ifadesini bulduğu gibi gül gibi bir insandır. Yıllardır
tanıdığım birisidirler. Bu ülke için canını verebilecek kadar
vatanperver, milleti için gecesini gündüzüne katarak çalışmış,
bileğinin hakkı ile bu mevkilere gelebilmiş, gelebileceği yerleri
hep hak ederek gelmiştir. CHP ve onun zihniyetindeki kişilerin
nazarında hak etmediği söylenebilir. Zira o yaşantısı ile aile
yapısı ile kendilerine uymayan birisi durumundadır. Ancak onlar bu
ülkenin sadece azınlıkları durumundadırlar. Bu millet 22 Temmuz 2007
günü söyleyeceğini söylemiştir. Her iki kişiden biri Ak Parti’yi
tercih etmiştir. Bu millet muhtıra filan tanımamış, tehditlerden
yılmamış sandıkta gerekeni söylemiştir. Eleştirenlere bakınız bir
avuç mutlu azınlık ve onların yandaşlarıdır. Ülkenin yüzde sekseni
bana göre Abdullah GÜL için olumlu görüş içindedir. Kendi içlerinden
çıkmış, kendilerini en iyi şekilde temsil edebilecek,
temsilcilerinin Cumhurbaşkanı olmasından mutludur. Çankaya köşkü bir
avuç mutlu azınlığın değil, milletin gerçek temsilcilerinin yeri
olduğu kısa zaman içinde görülecektir. Kapalı kapılar ardına kadar
açılmış olacaktır diye düşünüyorum. Benim tanıdığım Abdullah GÜL
bunu yapacak kadar güçlüdür. Şu anda Abdullah GÜL seçildi diye kimse
kendisini dışlamasın. O mutlu azınlıklarda bilsin ki kendileri de
kucaklanacaktır. Onun için yazımın başında özellikle şimdi bende
ülkemin birinci sınıf vatandaşı oldum diye yazdım. İhtilal
naraları atanlara bakın onların tamamı bu ülkenin mutlu
azınlıklarıdır. Onlar her dönemde işin başında dümeni kullanan
kişilerdir. Ben 24 saat çalışıp bu ülkeye bir şeyler vereyim diye
uğraşırken, birileri tarafından ikinci sınıf vatandaş muamelesine
tabii tutulup muhtıralara maruz kalırken kıs kıs gülen bu kişiler
değil mi? Şimdi ben onlara gülüyorum. Sizde bize tabi olacaksınız,
sizde bizim gibi eşit vatandaş muamelesi göreceksiniz. Biz sizin
başörtünüze ve başınızın açık olmasına kesinlikle karışmıyoruz.
Önemli olan ülkemin iyi idare edilmesidir. Siz 80 senede bu kadar
yapabildiniz. Milletimizi Avrupa’ya köle ve uşak ettiniz. Biz ise
ülkeyi iyi idare edebilecekleri seçtik. Son 5 yıla yakın süredir iyi
idare ettiler ki tekrar göreve getirdik. Onlar da görevlerinin
gereğini yapacaklardır. Şu hale bakın CHP hep muhalefettir. Hep
doğruların karşısındadır. Mevcut yöneticileri mikser gibi ülkeyi
karıştırmakla meşguldürler. İhtilallerden medet umar hale
gelmişlerdir. Ordu hepimizindir, bizimdir. Milletimizin ordusu
sağduyu sahibidir bu tahriklere kapılmayacak kadar
vatanperverdirler. Ne diye ihtilal yapacaklar. Memleketi iyi idare
ediyorsunuz bir daha CHP iktidara gelemeyecek diye mi? Biliyorsunuz
ki, 1997 yılında ihtilal denemesi yapanlar, ihtilali destekleyenler,
28 Şubat sürecini yapanlar ve yaptıranlar 2002 seçimlerinde yok olup
gitmişlerdir. Milletimiz haksızlığa pirim vermemiştir. Nitekim
Ak Parti 2002 yılında aldığı %34 olan oyunu %47’ye çıkarmak
suretiyle Cumhurbaşkanlığı seçimini adeta bir referanduma çevirmiş,
milletimizde buna evet demiştim. Bu ülkenin 5 ay zamanını
Cumhurbaşkanı seçimini engelleyerek boşa harcayanlar halen
utanmıyorlarsa onların nam ve hesabına ben utanacak değilim. Ben
bayram yapıyorum. Zira bayram yapmak benim hakkımdır. Ben şimdi bu
ülkenin birinci sınıf vatandaşıyım. Milletimin gerçek
temsilcilerinden biri Çankaya’ya çıkmıştır. Lütfen bir kamuoyu
yoklaması yapın %80’den aşağı bir sonuç çıkarsa kabul eden daha az
olursa bende bundan sonra onları destekleyeceğim. Zira benim
görüştüğüm CHP’ye oy veren kitlenin yarısı da Abdullah GÜL bu iş
için en doğru seçimdir demektedirler. Yarın bu partinin seçmenleri
de Ak Partili olacaklardır diye düşünüyorum. Neden olmasın onlarda
bizim milletimiz ve kardeşlerimizdir. Yeni Hükümet kurulmuştur.
Başbakanımız Recep Tayip ERDOGAN ve Bakanlarına başarılar diliyorum.
Yeni Cumhurbaşkanımız hayırlı olsun kendilerine başarılar
diliyorum. Milletime selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Bu Yazı
Toplam 12 Defa Okunmuştur |